Fan

Bollywood'un en önemli isimlerinden biri Shah Rukh Khan, namı diğer SRK. Yer aldığı filmler, oynadığı roller onu her zaman ayrı bir yerde tuttu. Bu birikimini de milyonlarca hayranının takdirini kazanarak bir sevgi çığına dönüştürdü. Kimi zaman romantik, kimi zaman deli dolu, kimi zaman da ciddi karakterlerle karşımıza çıkan Shah Rukh Khan'ın son projesi olan FAN geçen hafta vizyona girmişti. Türkçe altyazılı versiyonunu bu kadar kısa sürede izleme şansı yakalamak çok iyi oldu.


Shah Rukh her rolün yakıştığı ender oyunculardan birisi. Fan milyonlarca Shah Rukh Khan hayranının meraklı bekleyişinin ardından 15 Nisan'da Hindistan'da vizyona girdi. Yayınlanmaya başlandığı günden dalgalı bir izleme sayısı ve gelir çizelgesi gösteren Fan, şimdiden film için harcanan bütçeyi geride bırakmış durumda.

İzleyici sayıları
Cuma - 18,75,00,000
Cumartesi - 15,50,00,000
Pazar - 17,75,00,000
Pazartesi - 5,75,00,000
Salı - 5,50,00,000
Toplam - 63,25,00,000

Delhi'de bir internet cafe işleten Gaurav Chadana, Aryan Khanna (Shah Rukh Khan)'nın çok büyük hayranıdır. Öyleki ünlü olmadan önce kaldığı oteli, bedava yolculuk yaptığı treni dahi ezbere bilen, onun için yeri geldiği zaman cinayet dahi işleyebilecek bir gençtir. Gaurav yaşadığı yerde bir kıza, Neha'ya (Shriya Pilangonkar) sevdalıdır ancak hiç bir zaman sevgisine karşılık alamamıştır. Gaurav sevgisinin yanında Aryan gibi biri olabilmek ve ona yaklaşabilmek için yetenek showları yapar. Western Union'un sponsorluğunda yapılan yetenek yarışmasında kazandığı para ödülü ile hayranı olduğu Aryan'a kavuşacağı ve onunla tanışacağı günün hayalini kurarak, tüm hayranlarının yer alacağı buluşmaya gitmek için yola çıkar.


Gaurav başladığı tren yolculuğunda bileti olmadığı için polisler tarafından polis merkezine götürülmek ister ama intihar etme blöfü ile polislere geri adım attırır ve ardından derdini anlatır. Mumbai'de Delite Hotel'in 205 numaralı dairesinde kalabilmek için normal ücretin iki katını ödeyen Gaurav için asıl hikaye burada başlar. Çünkü medya yolu ile Aryan ve Sid Kapoor arasında devam eden gerginliğe dahil olan Gaurav, ünlü ismi tehdit ile yalan ifadeye zorlayarak aldığı kaydı tüm Hindistan'a yayar. Ardından da tehdit anlarının da olduğu diğer bir kaydı da Aryan'ın ekibine gönderir. Olay karşısında şaşırıp kalan Aryan ise Gaurav'ın kaldığı yeri öğrenerek (İkili arasındaki ilk etkileşim de bu bölümde telefonla oluyor) polisleri hotele gönderir. Odasına gelen ekip tarafından yakalanan Gaurav nezaretvari bir yere götürülerek dövülür. Ardından Aryan ile ilk kez buluşan Gaurav, mutluluktan uçarken benzerine hayranlığını anlattığı sırada şok tepkisi ile karşılaşır; 'Neden sana beş saniyemi bile vereyim ki?'


Biraz hayal kırıklığı biraz da sinirli bir ruh hali ile kararını verir Gaurav. Aryan'a bir ödül töreninde söylediği 'Hayranlarım olmasa ben de olmazdım' sözünü hatırlatan genç isim, "Gaurav varsa Aryan var, Gaurav yoksa Aryan hiç bir şey değil" diyerek kendisine meydan okur ve bundan sonra olacakların  startını verir. Delhi'ye dönerek internet cafesini satan Gaurav için ailesi endişelenirken evdeki Aryan'a ait her şey imha edilir. Kendisinden hiç söz edilmez ancak Gaurav'ın aklındakiler ve intikam alma hissi soğumamıştır. Bir zamanlar tek hayali hayranı olduğu ünlüye sarılmak olan Gaurav artık Aryan için bir numaralı düşmandır. Aslında her şey tek bir özür ile halledilecek iken Aryan da rakibine karşı geri adım atmaz.


Temiz duygularla bağlandığı Aryan'ın medyadaki tüm itibarını yerle bir etmek için yola koyulan ve elindeki bütün işlerin de kaybolması için uğraş vermeye başlayan Gaurav'ın ilk adresi Londra'daki Madame Tussauds müzesi olur. Burada bal mum heykeli ile oynarken güvenlik görevlileri bir anda karşı karşıya gelen Gaurav, silahla bir el ateş ettikten sonra kamuflesinden kurtulur ve kendi haline döndüğü için yakalanmaz. Aryan ise bu olayda zanlı olarak hapishaneye gönderilir ancak o da bir iki gün sonra oradan çıkar. Olayın esas kahramanının Gaurav olduğunu öğrenen Aryan çılgına döner. Kendisinden özür dilemesi halinde her şeyden vazgeçeceğini söyleyen Gaurav'ın isteği kabul görmez. Ve ayrıca Gaurav Aryan'ın yaptığı tüm hareketlerden de haberdardır. Artık kovalayan Gaurav değil Aryan'dır.


Burada bir ortağının kızı için özel gösteri verecek olan Aryan için mekanda hizmet veren isimlerden biri olan Gaurav, etkinliğe takma bir isimle katılır. Kendisinden şüphe eden ekibi ile Gaurav'ı arayan Aryan'a asıl darbe ise burada gelir. Dans ettiği genç bir kıza tacizde bulunan Gaurav, Aryan için en yıkıcı hamleyi yapmıştır. Medya önünde de önemli bir itibar kaybetmesini sağlamıştır. Hayranları dahi bu durumu protesto etmiştir.


Son olarak Aryan'ın evine giden Gaurav, soluğu hayranı olduğu ünlünün odasında alır. Odaya hayran hayran bakmasının ardından bir anda yağmalamaya başlayan Gaurav ardından evden ayrılır. Aryan ise çözümü bulmuştur. Gaurav'ın evine giden Aryan, ailesi ile kendisi hakkında konuşur ve Aryan'ı düelloya davet eder. Bu davet kabul görür. Hesaplaşmaya Neha da dahil edilir. Genç adamın zaafından yararlanmak isteyen Aryan'ın planı başarılı olur ve beklenen düello başlar. Sonrasında kimin kazandığı ise filmin sonunda bonus olsun size :)



Fim hakkındaki yorumum:
 Mükemmel! Shah Rukh Khan yine kendi kalibresine yakışan bir film yapmış. Ülkemizde her ne kadar benzerlerini yaşamasa da bu tür sapkınlar malesef var. İzlenmesini kesinlikle tavsiye edebileceğim bir yapım. Puanım: 8,5

Bu da Fan'ın eğlenceli müziği
Yazan: Burak Zihni
twitter: twitter.com/kalitvintsev

Airlift

Akshay Kumar'a esas oğlan rolü çok yakışıyor. Adamın boyu posu yerinde. Baby, Brothers ve Gabbar is Back'te hakkını verdiği rollerden sonra karşımıza Airlift ile çıktı. Film Irak'ın milyar dolarlarca borcunun bulunduğu Kuveyt'i işgali sırasında Hindistan vatandaşlarının yaşadığı çileli hikayeyi anlatıyor.

Raja Krishna Menon'un yönettiği filmde Akshay Kumar'a (Ranjit Katyal veya Katiyal) Nimrat Kaur (Amrita) eşlik ediyor. Müzikler ise Amaal Mallik ve Ankit Tiwari'ye ait. 4,5 milyon doların harcandığı filmden 30 milyon dolardan fazla gelir elde edildi.


Filmin konusu yukarıda da bahsettiğim gibi Irak'ın Kuveyt'i işgal süreci. Ranjit Katiyal, Kuveyt Emir'i bir ortağı ile ülkede iş yapan bir iş adamıdır. Emrinde yüzlerce Hintli çalışan vardır. 2 Ağustos 1990'da başlayan işgalde Ranjit, şöförünü gözlerinin önünde öldürülmesine ve ortağının da hükümet binasına asıldığına şahit olur. Önce eşini ve kızı Simu'yu ülke dışına göndermek isteyen Ranjit'i emrindeki çalışanların kendisine çaresiz bir şekilde bakmaları engel olur. Kalbinin sesini dinleyen Ranjit, işçileri ve binlerce Hindistanlı için arkadaşları ile plan yapmaya koyulur.


Kuveyt'teki Hintli diğer arkadaşları ile bir kamp kurma kararı alan ve herkesin temel ihtiyaçlarını karşılamak için el ele veren 4-5 arkadaşıyla yola çıkan Ranjit, bir yandan da Irak hükümetinin gönderdiği binbaşı ve Tarık Aziz ile de görüşme halindedir. Kendisinden para koparmak için uğraşan binbaşına fırsat vermeyen Ranjit'in oyunu da Hintli vatandaşların özgürlüğe kavuşmalarında önemli bir rol oynayacaktır.

(Yukarıda sözünü ettiğim kilit nokta)
Hintli vatandaşları için kurduğu kampın da binbaşının askerleri tarafından yağmalanmak istenmesinin ardından Hindistan Dışişleri Bakanlığı ile irtibata geçen Ranjit'in girişimleri sonuç bulur ve zaman zaman uğruna eşini dahi karşısına aldığı bu zor dönemde kahramanlık öyküsü yazarak 170.000 civarında Hindistan vatandaşının topraklarına sağ salim ulaşmasını sağlar.

Airlift şarkıları ve müzikleri
 
Filmin IMDB puanı şu an 8.9 civarlarında. Yeni olması sebebiyle bu puanları görmesi normal. Zamanla düşecektir. Benim gözümdeki puanı 8.0'dir. Akshay Kumar böyle filmler yapmaya devam etmeli...
Yazan: Burak Zihni
twitter: twitter.com/kalitvintsev